4. Gün Nissibi Köprüsü / Kahta / Nemrut Dağı / Karakuş Tümülüsü / Cendere Köprüsü / Şanlıurfa Alışveriş / Havalimanı
NEMRUT’UN ZİRVESİNDE – TANRILARIN VE KRALLARIN MİRASI
Turumuzun son gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, GAP Bölgesi’nin simge yapılarından Atatürk Barajı güzergâhını takip ederek yola çıkıyoruz. Fırat Nehri üzerinde yükselen ve bölgenin iki yakasını birbirine bağlayan Nissibi Köprüsü’nde kısa bir fotoğraf molası veriyor; bu görkemli manzara eşliğinde Kahta’ya doğru ilerliyoruz. Kahta’ya varışımızın ardından, dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak düzenlenen Nemrut Dağı programımıza başlıyoruz. Kommagene Krallığı’nın izlerini süreceğimiz bu yolculukta ilk durağımız, Kommagene Kralı I. Antiochos’un annesi ve kız kardeşi adına yaptırdığı, kartal heykeliyle tanınan Karakuş Tümülüsü oluyor. Yüksek bir teras üzerine inşa edilen bu anıt mezar, krallığın görkemli defin geleneğini yansıtır. Gezimizin devamında, Roma İmparatorluğu’nun mühendislik dehasını günümüze taşıyan, yaklaşık 1.800 yıllık Cendere Köprüsü’nü ziyaret ediyoruz. Dağlar arasında zarif bir kemer gibi yükselen bu yapı, zamanın tüm yıpratıcılığına rağmen hâlâ ayakta duran bir tarih tanığıdır. Ardından, 2.150 metre yükseklikte yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Nemrut Dağı Zirvesi’ne ulaşıyoruz. Burada, Kral I. Antiochos’un kendi mezarını ve tanrılar panteonunu inşa ettirdiği görkemli tümülüs bizleri karşılıyor. Doğu ve Batı teraslarında yer alan Zeus (Oromasdes), Apollon, Mithras, Helios, Hermes, Herakles, Ares, Kommagene, Tykhe ve Kral Antiochos’un dev heykelleri, Yunan ve Pers inançlarının eşsiz bir sentezini gözler önüne serer.Rehberimizin anlatımları eşliğinde, Antiochos’un tanrılarla kendisini eşit gören dünya görüşünü ve şu ünlü vasiyetini hatırlıyoruz: “Doğum günüm her ay ve her yıl bayram olarak kutlansın; bu günlerde tanrılar, ulusum ve benim için sofralar kurulsun, insanlar yiyip içsin, sevinç içinde olsun.”
Bu sözlerle Nemrut’ta yalnızca bir anıtı değil, bir kralın ölümsüzlük arzusunu ve inanç dünyasını da anlamaya çalışıyoruz. Nemrut Dağı gezimizin ardından otobüsümüze geçerek dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Atatürk Barajı Köprüsü üzerinden geçerek Şanlıurfa’ya doğru ilerliyoruz. Turumuzu tamamlamadan önce, rehberimizin zamanlamasına bağlı olarak Urfa’ya özgü yöresel ürünlerin bulunduğu mağazamızda alışveriş molası veriyoruz. Fıstık, isot, pul biber, kuru dolmalıklar, salça ve kuru domates gibi bölgenin simge lezzetlerini temin etme imkânı buluyoruz. Dileyen misafirlerimiz bu süreyi Urfa mutfağının yöresel tatlarını deneyimleyebilecekleri öğle yemeği molası olarak değerlendirebilirler. Belirlenen saatte Şanlıurfa Havalimanı’na hareket ediyor ve AJet Havayolları’nın 18:35 tarifeli Şanlıurfa – İstanbul Sabiha Gökçen uçuşu ile dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Bu eşsiz coğrafyada biriktirdiğimiz anılarla turumuzu tamamlıyor, siz değerli misafirlerimizle başka bir kültür yolculuğunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
Yeme – İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde Açık Büfe veya Set Menü Şeklinde Alınır (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle Yemeği: Şanlıurfa’da Tercihe Bağlı Alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam Yemeği: Dönüş Günüdür Akşam Yemeği Uçak Saatinden Dolayı Planlanmaz
- Konaklama
- Kahvaltı
- Öğle Yemeği
- Akşam Yemeği
- Günün Tavsiyesi